Günlük örnekleri
İyi Kötü her gün yanımızda olan en yakın sırdaşımız şüphesiz günlüklerimizdir. Özellikle lise döneminde okuyan gençler günlük tutmaya çok özen göstermekteler. Peki hayatımızın önemli bir parçası olmayı başarmış günlüklerin genel özellik ve örneklerini hiç merak ettiniz mi? Eğer ettiyseniz bu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz…
Türk edebiyatında “günlük” terimini ilk kez Falih Rıfkı Atay kullanmıştır. Kısaca günlük, bir kişinin düşüncelerini, duygu ve gözlemlerini günü gününe yazdığı ve o günün tarihini koyduğu yazılardır. Günlük bir tür anıdır. Ancak günlük günü gününe yazılır, anı ise olayların yaşanmasından sonra kaleme alınır. Bir edebiyat türü olarak asıl kimliğini 1940’tan sonra kazanmaya başlayan günlük türünün başlıca özellikleri şunlardır:
- Kısa yazılardır.
- Olayı yaşayan kişi tarafından yazılır.
- Yazarın hayatından izler taşır.
- İçten ve sevecendir.
- Ruzname de denir.
- Türün ünlüleri, Oktay Akbal, Suut Kemal Yetkin, Seyit Kemal Karaalioğlu, Nurullah Ataç,İlhan Berk, Salah Birsel’dir.
- Divan edebiyatındaki “vakayinameler” bir tür günlük sayılır.
- Kimi roman ve hikayelerde “günlük”, bir anlatım biçimi olarak kullanılabilir.
- Anlatımda “iç konuşma” tekniğinden yararlanılır.
Bazı Günlük Örnekleri :
- ALİ CANİP YÖNTEM’DEN
Cuma, 5 Mart 1920
Bugün öğleye kadar evde uyudum. Sonra sokağa çıktım. Arkadaşlardan diş tabibi Şevki Bey’le Cafer, Ömer’i ziyarete gelmişlerdi. Fakülteye götürdüğümüzü söyledim. Oraya gittiler.
Cumartesi, 6 Mart 1920
Öğle üzeri fakülteye gittim. Doğru Ömer’in odasına girdim. Bitap yatıyordu. Elini elime aldım. Ter içindeydi. Burnunun delikleri kararmış gibiydi. Nefesi de intizamsızdı. Hizmetçi kadınlara sordum. Gece çok sayıklamış, “Burası hastane değil, tımarhane… Ben Canip’e gideceğim!” demiş. Dalgındı, “Ömer! Ömer!” diye seslendim. Gayet fersiz gözlerle bana baktı: “Tanıdın mı?” dedim. Kendine mahsus çabuk ifadeyle kafasını sallayarak “Canip!” dedi, yine daldı. Kâğıdına baktım: hararet “39,2” şeker litrede 28. Bir müddet bekledim. Sonra tekrar seslendim: “Ömer, konsültasyon günü yarınmış, erkenden gelirim. Artık gideyim mi?” Kafasını salladı “Git, git!” dedi. Yeis içinde ayrıldım. Fakat hâlâ ümit ile doluydum. Çünkü Ömer ve ölüm birbirine tamamıyla yabancı iki şeydi. Eve gelirken deniz kenarında hizmetçime rasgeldim. Bana doğru koşuyordu. “Ne var?” dedim. “Sizi Tıbbiye’den istiyorlarmış. Rıdvan Beyler’de bekliyorlar” cevabını verdi. Soluk soluğa komşumuza gittim. Ortada bir fevkalâdelik vardı. Nihayet anlaşıldı: Ömer ölmüş!…
(Ömer’in Ölüm Hastalığına Dair Notlarım-Ömer Seyfettin, 1947)
- OKTAY AKBAL’DAN
28 Aralık Çarşamba
Ocak’ın 29’unda tam on yıl olacak. Ziya Osman Saba’yı karlı bir havada Eyüp’te toprağa vermiştik. Yıllar çabuk mu geçiyor belirli bir yaştan sonra? Çocuklukta günler, haftalar bitmezdi bir türlü. Ama yolun yarısına gelmeye gör, her şey kopuk bir film gibi akıveriyor… Ziya Osman’ı son görüşümde ince bir dosya çıkarmıştı çekmeceden. “Nefes Almak” yazıyordu üzerinde. Yeni kitabıydı. “Ölümümden sonra çıkacak,” demişti. “Haydi haydi,” demiştim, “Okurları o kadar bekletmeye hakkın var mı?” Gülümsemişti. Birkaç hafta sonrasını mı düşünerek. Ben düşünememiştim o günden ötesini. Canlı bir insanın, hele bir dostun, bir sevilenin yok olabileceğini düşleyemiyoruz.
On yıl geçip gitmiş bile. Şiirlerini karıştırıyorum. Bilmeyen, Ziya Osman’ı yaşamı süresince ölümü özleyerek bekleyen biri sanır. Hep ölüm, hep ölüm düşünceleri. O ölümü değil, dünyada bulunamayacak bir çeşit “yaşam”ı özlüyordu.
(Anılarda Görmek)



yaa normal hayatlardan versenz ya güğnlüğü insan düşünür bunu dimi (öğrencilere yardım amclı:D)
ya bencede biraz öğrenciye yardım etseniz dimixD=)))
arkadaşlar gerçekten yardım etmek isterdim fakat istediğiniz şekilde bir örnek bulamadım
yanen öylee arkadaşlar
ben de günlük yazmak istıyorum ama beceremıyorum ark.yardımcı olurmusunuz banaaaaaaaaaaaaaaaa
bende aşık olmuştum dilara varol diye birisiene hayatta tek onu sevmişltim ama bu aşk tek taraflı…..????
işte çok güzel örnekler bununla ödevimi yapabilbim
bence örnek ler çok güzel ama daha fazla olup daha komik olabilirdi
bende günlük tutuyorum ama sadece kendimi rahatlatmak için tutuyorum ilerde açıp okuyacağımı hiç sanmıyorum çünkü içinde acı nefret ve sitemden başka hiç bişey yooook:-(:-(
ya arkadaşlar bende günlük tutucam ama nasıl yazacagımı bilmiyorum eylenceli insan ilerice okuyunca sıkılmayacak …. bana bununla ilgili örnekler vere bilirmisiniz