Doğadan Gelen Güzellik

Eğer doğal kozmetik deyince aklınıza sadece “bio-reyonlar” geliyorsa, size yanıldığınızı hatırlatmak isteriz. Çünkü son dönemde birçok kozmetik markasının ürün içeriği neredeyse bir süpermarket alışveriş listesi kadar çeşitli. Mutfaklarımızın vazgeçilmezleri üzüm, mango, bal, Hindistan cevizi, zeytinyağı güzelliğin hizmetinde…

Özellikle zeytinyağı sadece yemeklere kattığı lezzetle değil tedavi edici özelliğiyle de biliniyor. İçindeki bakım yapan besin maddeleri, alerjik ya da çok hassas ciltler için bile rahatlıkla kullanılabildiğinden pek çok üründe yer alıyor. Zeytinyağı, kuru ciltlerin bakımının yanı sıra saç ve saç derisi bakımında da kullanılıyor. Zeytinin çekilmiş çekirdekleri de yumuşak bir cilt peeling’i için şimdilerde ürünlerde yer alıyor.

Üzüm suyu, pirinç, salatalık
Üzüm suyu da güzelliğin yeni iksiri olarak bakım ürünlerinde sıkça kullanılıyor. Bileşimindeki polifenoller cilt için birer gençlik mucizesi olarak kadınların hizmetine sunuluyor. Üzümdeki OPC fenolleri, cilt kırışıklıklarının en büyük nedenlerinden biri olarak gösterilen serbest radikaller üzerinde etkili. Kırmızı üzüm de gerginleştirici ve hücre yenileyici özelliklerinden dolayı kozmetikçilerin tercihleri arasında yer alıyor.

Cilt yenilenmesinde etkili bir başka besin maddesi de pirinç. “Mikro-dermasion” peeling etkisiyle cildi pürüzsüzleştiriyor. Salatalık ekstresi ya da aloe vera ise cildi rahatlatırken aynı zamanda tazelik hissi veriyor.

Ve bal… Sadece benzersiz tadıyla sofralarımıza konuk olmuyor, aynı zamanda cilt kuruluğunda ve elastikiyet kaybında kadınların imdadına koşuyor. Eğer kendinizi günün stresinden arındırmak istiyorsanız, o zaman ölüdeniz tuzuyla kaybettiğiniz mineralleri yeniden kazanmanız da mümkün…

Magnezyum iyi uykuya birebir
Artık rahat bir uyku çekebilmek için ilaçlara ihtiyacınız yok. Eğer gündüzleri içtiğiniz kahveden vazgeçmenize, saat 20.00′den sonra egzersiz yapmayı bırakmanıza ve uyku maskesi kullanmanıza rağmen bir türlü uyuyamıyorsanız, o zaman vücudunuzun magnezyuma ihtiyacı var demektir. Bir doz magnezyum sizi rahatlatır, uyumanıza yardımcı olur ve kendinizi sürekli yorgun hissetmenizi engeller.

Doktorlar sağlıklı kemikler ve kaslar için de günde en az 270 mg. magnezyum alınmasını öneriyor. Magnezyum ihtiyacını ayrıca yeşil sebze, balık ve fındık yiyerek de gidermek mümkün.

İstenmeyen Tüylerden Kurtulun

Ağda, krem, lazer…
Tüylerden kurtulmanın pek çok yolu var.
Hangisi mi ideal?
Şüphesiz ki ideal yöntem, cilt tipinize, cildinizin hassasiyetine, sabrınıza ve bütçenize en uygun olanı.
İşte, artıları ve eksileriyle en sık kullanılan yöntemler, seçim sizin!

TEMİZLENMESİ GEREKEN BÖLGELER

KAŞLAR: Kaşlar yüzün genel görünümünde son derece etkilidir; bakışlara yumuşaklık veya sertlik kazandırır. İdeal kaş biçimi burun kanatlarına paralel olarak başlamalı, burun kanadı ile göz bebeği üzerindeyken kavis almalı ve burun kanadı ile göz ucunun yaptığı açıda bitmelidir. Bir kalemi şekildeki oklara uygun olarak yerleştirip ideal kaş biçiminizi belirleyebilirsiniz.
Kaşları alırken kullanılan en yaygın ve uygun metot cımbız kullanmaktır.
Kaşlarınızı alırken:
- başlamadan önce kaşlarınızı antiseptik bir losyon veya kolonya ile silin,
- acı hissini azaltmak için göz kapağınızı iyice gerin,
- asla kaşlarınızın üst kısmındaki tüyleri almayın,
- tüyleri tek tek ve çıkış yönüne doğru çekin,
- işleminiz bittikten sonra kaşlarınızın üzeriden tekrar losyon uygulayın ve talk pudrası sürün,
- eğer istediğiniz şekli bir türlü veremediyseniz, ısrar etmeyin; kaşlarınız düzeltmeye çalıştıkça gereğinden fazla incelebilir. Bırakın ve en kısa sürede bir estetisyenden yardım alın.

İNCE TÜYLER: Genellikle dudak üstlerinde, çenede ve yüzün yan taraflarında bulunan ve fazla belirgin olmayan ince tüylerin fazlalığı bazı kadınları sıkıntıya sokar.
Eğer bu bölgelerdeki tüylenme az ise en uygun yol sarartmadır. Sarartma için uygun losyon evde de rahatlıkla hazırlanabilir: cam bir kaba 2-3 kaşık % 36 yoğunlukta oksijenli su koyun, birkaç damla amonyak ekleyin. Pamuklu bir çubuğu hazırladığınız losyona batırıp sarartmak istediğiniz tüylere sürün. 4-5 dakika sonra hafif bir kaşıntı duyduğunuzda bölgeyi bol suyla yıkayın ve kremleyin.
Eğer tüyler fazla ise sarartma hoş görünmeyebilir. Ayrıca koyu tende sarartılmış dudak üstü tüyleri beyaz bıyık gibi görüneceği için hiç estetik durmaz. Bu durumda en uygun çözüm, düzenli aralıklarla cımbız, ip, ağda gibi yöntemlerle bu tüyleri temizlemektir. İz bırakabilecek metotlardan kaçının.

KOLTUK ALTI: Vücudun hassas bir bölgesidir; çabuk kızarır. Bu nedenle seçeceğiniz metot önem taşır.

BİKİNİ HATTI: Özellikle deniz mevsiminde mutlaka temizlenmesi gereken bir bölgedir. Son derece hassas ve kızarmaya meyillidir. Küçük iltihaplara ve batık tüylere neden olacağı için tıraş bıçağı kullanmaktan kaçının.

BACAKLAR: Derisi çok hassas olmadığı için tüm metotları kullanabilirsiniz. Yine de çok açık veya çok koyu tenliyseniz lazerli epilasyondan kaçının veya bu konuda uzmanlara danışın.

CIMBIZ
Kaşları, küçük bölgelerdeki tüyleri ve ağdadan sonra kalan tüyleri temizlemek için idealdir. İki cinsi vardır: uçları düz olanlar bıyık, içeri doğru eğik olanlar ise kaş için.

Cımbızınızı, uygulamadan önce ve sonra mutlaka dezenfekte edin.
TIRAŞ BIÇAĞI
Kolay ve çabuk olmasından dolayı zamanın kısıtlı olduğu durumlarda sıkça başvurulan SOS! çözümüdür. Ayrıca cildi çok hassas olanlar veya diğer yöntemleri acılı bulanlar için de uygun bir yöntemdir. İnanılanın aksine, tüyler daha fazla çıkmaz ama deformasyona uğradığı için kalınlaşır.

Tüylerin yeniden çıkışı: 2 gün.

Riskleri:
- Deriyi kesme veya çizme olasılığı vardır.
- Tüylerin daha kalın ve sert çıkmasına neden olur.
- Ciltte sivilce yapabilir.
- Tüyleri kökünden almadığı için kesilen tüyler deri altından ilerleyip batık oluşturabilir.

Uygulama önerileri:
- Mutlaka duş altındayken tıraş olun.
- Tıraştan önce cildinize sabun veya tıraş köpüğü sürün. Bu hem cildinizin kurumasını ve tahriş olmasını önler hem de tıraş bıçağının kolay kaymasını sağlar.
- Tüylerinizi aşağıdan yukarıya doğru alın.
- Tıraştan sonra cildinize kesinlikle alkollü bir ürün uygulamayın, temizlediğiniz bölgeyi bol suyla duruladıktan sonra hafifçe kurulayın, talk pudrası veya bir nemlendirici sürün.

SOĞUK AĞDA
Küçük şeritler halindedir. El ustalığı ve biraz cesaretle oldukça pratik ve her yerde uygulanabilecek bir metottur. Damar problemi yaşayan kadınlar için ağdalar arasında ideal olandır.

Tüylerin yeniden çıkışı: 3 hafta.

Riskleri:
- Diğer ağdalara göre tüyleri tam almayabilir ve daha kolay koparır.

Uygulama önerileri:
- Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
- Şeritleri tüylerin çıkış yönünün tersine doğru ve hızla çekin.

SICAK AĞDA
Tüylerin kökünden alınmasını sağlar; sıcaklık gözenekleri açar ve tüylerin köküyle çıkmasını kolaylaştırır. 2 biçimdedir: evde kullanım için spatulalı kavanozda, enstitüler için küçük şeritler halinde. Evde benmari usulüyle veya mikro dalga fırında ısıtılarak, enstitülerde ise özel bir ısıtma aletinde yaklaşık 40° de ısıtılarak uygulanır.

Tüylerin yeniden çıkışı: 3 hafta.

Riskleri:
- Sıcaklık damarlarda genleşmeye neden olduğu için varis gibi damar problemi olanlar tercih etmemelidir.

Uygulama önerileri:
- Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
- Ağdayı mümkün olduğunca ince bir tabaka halinde sürün.
- Üzerine yayacağınız bez esnemeyen türden olmalıdır.
- Bezi tüylerin çıkış yönünün tersine doğru hızla ve tek harekette çekin; daha az acı duyarsınız.
- Temizliğiniz bittikten sonra cildinizi ılık suyla yıkayıp nemlendirin.

GELENEKSEL AĞDA
Evde hazırlanabildiği gibi, ılık ağda olarak kavanozlarda da satılmaktadır. Tüyleri kökünden alır ve yenilerinin daha yumuşak çıkmasını sağlar.

Tüylerin yeniden çıkışı: 3 hafta.

Riskleri:
- Elle uygulandığı için diğer ağdalara göre daha fazla deneyim gerektirir.
- Diğer ağdalara göre daha fazla çaba ve zaman gerektirir.

Uygulama önerileri:
- Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
- Ağdayı küçük parçalar halinde ve fazla inceltmeden yayın.
- Hemen çekmeyin, elinizle hafifçe bastırarak tüm tüylere yapışmasını sağlayın.
- Tüylerin çıkış yönünün tersine doğru hızla ve tek harekette çekin; daha az acı duyarsınız.
- Temizliğiniz bittikten sonra cildinizi ılık suyla yıkayıp nemlendirin.

TÜY DÖKÜCÜ KREM
Kıl çözücü kimyasal maddeler içerir. Jilete kıyasla tüyler daha yumuşak çıkar. Bir kaç dakikada etkisini gösterir ama çok dikkatli kullanılmaları gerekir.

Tüylerin yeniden çıkışı: 1 hafta.

Riskleri:
- Alerji riski var ama oldukça düşük.

Uygulama önerileri:
- Cildiniz hassas ise uygulamadan önce vücudunuzun küçük bir bölgesinde deneyin.
- Tüyler iyi alınmamışsa işlemi tekrarlamadan önce en az 1 gün bekleyin.
- Temizliğiniz bittikten sonra cildinizi soğuk suyla yıkayıp mutlaka nemlendirin.

ELEKTRİKLİ EPİLASYON MAKİNESİ
Çalışma prensibi cımbızla aynıdır: açılıp kapanan bir çok uç tüyü kapar ve bir cımbız gibi kökten alır. En büyük avantajı çok küçük tüyleri bile alabilmesidir.

Tüylerin yeniden çıkışı: 2-3 hafta.

Riskleri:
- Yeni tüylerin bir kısmı batık çıkabilir.
- Makine ciltte hızlı hareket ettirilirse bir çok tüyü koparabilir.
- Tam temizlik için ısrar ve sabır gerektirir!

Uygulama önerileri:
- Başlamadan önce cildinizin temiz ve kuru olduğundan emin olun.
- Makineyi, yavaş, fazla bastırmadan ve tüylerin çıkış yönünde yani aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirin.

İĞNELİ EPİLASYON
Kalıcı çözümlerdendir. İnce ve yumuşak iğnelerle kıl köküne girip zayıf akımlı elektrikle köklerin yakılması yöntemidir. Tahrip olan kıl daha sonra cımbızla çekilerek alınır. Elektrik akımı zayıf olduğu için pek acı duyulmasa da hassas bölgeler için lokal anestezi yapılabilir. Seansların sayısı, yapılan bölgedeki tüy yoğunluğuna ve tüylerin alınmaya uygun gelişmişlik evresine göre değişir.
Hamilelerin uygulamaması gereken bir yöntemdir.

Riskleri:
- İğneler nedeniyle ciltte geçici küçük izler oluşur.
- Tüm tüylerin temizlenmesi için uzun süreli seanslara katılmak gerekir.

Uygulama önerileri:
- Uzman kişilere yaptırılmalı.
- Uygulamanın yapılacağı yer ve iğneler hijyenik olmalı.

LAZERLİ EPİLASYON
Lazerli epilasyon vücudun her bölgesindeki tüyleri acısız ve cilde zarar vermeden yok eden kalıcı bir yöntemdir.
Özel olarak seçilen dalga boyundaki lazer ışınları kıl kökünde bulunan melanin pigmentini hedef alır. Lazer ışınını emen melanin pigmenti ısınır ve kıl kökü tahrip olur. Tüylerdeki melanin cilttekine göre daha konsantredir. Bu da cildin zarar görmesini önler.
Lazerli epilasyondan etkili sonuç alabilmek için en az 4 seans düzenli olarak devam etmek gerekir. Seans sayısı, tüy yoğunluğuna, rengine ve cilt tipine göre kişiden kişiye değişir. Ayrıca tüyün bir çok gelişme evresi vardır. Lazerli epilasyonla uygun gelişmişlikteki tüyler yok edildiği için bu evreye gelmeyen tüyler için uygun evre beklenir. Bu da seans sayısını artırabilir. En hızlı ve başarılı sonuç, cilt rengi açık, tüyleri koyu olan insanlarda alınır.
Hamilelerin uygulamaması gereken bir yöntemdir.

Uygulama önerileri:
- Uygulamadan önce güneşlenmeyin, bronzlaşmış cilde lazer uygulamak sakıncalıdır. Uygulamadan sonra da 8 gün güneşlenmeyin.
- Çok açık veya çok koyu tenliyseniz karar vermeden önce bir uzman doktorla görüşün.
- Seanslardan sonra ciltte kızarıklıklar oluşabilir ama bunlar kısa sürede yok olur.
- Lazerli epilasyon bir uzmanlık işidir, mutlaka iyice araştırın ve uzmanlara yaptırın

Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz

Neden mi? Zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azaldıkça kadınların vücudunda önemli dğeişimler olur. Doğurganlığın azalması, cildin kuruması, saçların azalması ve dudakların incelmesi bu dğeişimlerdendir. İşte bu nedenle belki de bilmeden kalın ve dolgun dudakları güzel buluyoruz. Eğer dudaklarınız zamana yenilip eski dolgunluğunu yitirdiyse bu konuda önlem alabilir ve küçük bir girişimle birkaç yaş geriye dönebiliriz.

Enjeksiyon

Yabancı dolgu madde enjeksiyonu

Kolajen ve hyalurinik asit dudaklara dolgun görünüm vermek için en sık kullanılan yabancı dolgu maddeleri. Bunların uygulaması son derece basit ve kişi günlük hayatına hemen dönebiliyor. ancak dezavantajları kalıcı bir çözüm getirmemeleri. Çünkü en fazla 6 ay içinde dudaklar eski haline dönüyor.

Operasyon

Kişinin kendi dokusuyla

Hastanın kendi vücudundan alınan yağ ve deri gibi dokuları kullanarak da dudaklar dolgunlaştırılabiliyor. Bu dokularla hazırlanan doku kokteyli dudaklara enjekte ediliyor. Çok komplike bir işlem değil ve lokal anesteziyle yapılabiliyor. Kişinin kendi dokusu olduğu için alerji riski de yok. Ancak bu dokular da zamanla eriyor, işlemde kalıcılık sağlamak için birkaç kez tekrarlamak gerekiyor.

Kesilerle

Dudakları dolgu maddeleri kullanmadan çeşitli kesi teknikleriyle daha kalın ve biçimli görünür hale getirmek olası. Bu operasyonlarda amaç dudak kenarlarını daha dışarı taşırmak ve dudaklara daha kalın bir hal kazandırmak. Bu operasyonun sonucu kalıcı oluyor ve değişmiyor. Bu operasyonlar da dolgu maddesi enjeksiyonları gibi lokal anestezi altında yapılabilen basit girişimler.

Diş Beyazlatma

Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir? Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak;

  • Yaşlılık
  • Kahve
  • Çay, kola
  • Sigara
  • Çarpma
  • Bazı antibiyotikler (tetrasiklin)
  • Fazla florid kullanımı
  • Sinir dejenerasyonu
  • Eski kaplamalar

Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?

Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir.
Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir?

Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak;

  • Yaşlılık
  • Kahve
  • Çay, kola
  • Sigara
  • Çarpma
  • Bazı antibiyotikler (tetrasiklin)
  • Fazla florid kullanımı
  • Sinir dejenerasyonu
  • Eski kaplamalar

Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?

Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir.
Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir?

Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak;

  • Yaşlılık
  • Kahve
  • Çay, kola
  • Sigara
  • Çarpma
  • Bazı antibiyotikler (tetrasiklin)
  • Fazla florid kullanımı
  • Sinir dejenerasyonu
  • Eski kaplamalar

Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?

Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir.
Diş beyazlatma işlemi sağlıklı, tedavi görmemiş dişlere sahip ve daha beyaz ve parlak bir gülümseme edinmek isteyen kişiler için idealdir.

Yöntem Güvenli midir?

Araştırmalara göre diş doktoru gözetiminde yapılan diş beyazlatma dişler ve diş etleri için zararsızdır.

Sistem Nasıl Etki Ediyor?

Jel ağzınıza özel hazırlanmış ince bir diş plağı içine konuyor. Jelin içindeki aktif maddelerin ayrışması sonucu açığa çıkan oksijen, diş minesi ve dentine girerek lekeli bölgeleri ağartır. Dişin yapısı bozulmaz, sadece rengi açılır.
Hastaya özel dişlik hazırlanır. Yatmadan önce hasta dişliğe jeli koyar. Dişlik, ağıza yerleştirilir. Daha sonra yatılır. Sabah kalkınca dişler fırçalanır.

Herhangi Bir Yan Etkisi Var mı?

Bazı kişiler, dişlerinde soğuğa karşı hassasiyet olduğunu belirtmiştir. Diğer bir grup ise, diş ve dişetinde geçici hassasiyetten söz etmiştir. Tüm bu belirtiler tedavinin kesilmesinden veya tamamlanmasından sonraki 1-3 gün içerisinde tamamen ortadan kalkar.

Uygulama Süresi Ne Kadardır?

Kişiye bağlı olarak genellikle sonuç 3 seansta alınmaktadır. Ancak ağır renklenmelerde sonuç daha fazla seansta alınabilir.

Uygulamanın Bitiminden Sonra Beyazlık Ne Kadar Kalıcıdır?

Dişler her zamankinden daha beyaz olacaktır. Ancak bazı ağır lekelenmeye maruz kalmaya devam eden hastalar 6 ayda bir defa 1-2 gecelik yenilemeye ihtiyaç duyabilirler.

Anti Aging İle Yaşlılıktan Kaçın

Yaşlanmayı durduramasak da geciktirmek, yaşam kalitemizi yükseltmek bizim elimizde… Dünyaca ünlü ‘anti-aging’ uzmanlarının ortak görüşü de ‘zamanı yavaşlatmanın bizim elimizde olduğu’ yönünde…

Tedbir alın
Anti-aging kelime anlamı olarak yaşlılığa karşı demektir. Anti-ageing terimini tıbbi olarak, aktif tedbir alma veya koruyucu tıp olarak nitelendirebiliriz. Anti-aging yaşlanmayı mümkün olduğu kadar yavaşlatmak ve vücudun bir bütün olarak orantılı ve sağlıklı yaşlanmasını sağlamak amacıyla uygulanır.

yenilenir
Cilt dokusunu ve bağlayıcı hücreleri yenilemek, hormonal dengesizlikleri erkek ve kadında ayrı ayrı ele alarak dengelemek, cinsel gücü ve sağlığı arttırmak, yaşlanma sonucu olaşabilecek hastalıklara karşı erken tanı ve önlem almak, işte bütün bunlar anti aging uygulamalarının amaçlarıdır. Anti-aging check-up değildir ama özel bir check-up ile başlanmalıdır. Bu check-up kişinin şeker metabolizması, kan sayımı, karaciğer fonksiyonları, böbrek fonksiyonları, troid fonksiyonları, kolesterol, kan yağlarının tespitini içeren kan testleri ile muayeneden oluşur.

Selülit Hakkında Bilmek İstedikleriniz

Dünyanın selülit tedavisinde etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış FDA belgeli tek endermoloji cihazı LPG’dir.LPG’nin en son geliştirilen modeli Cellu M6 Keymodule, hastaya ve uygulama alanına göre seçilebilen 3 ayrı başlığa sahip olup, başlıklarında yoğunluk, hız ve yönleri ayarlanabilen birbirinden bağımsız motorize rulmanlar içermektedir. Cihazdaki bilgisayar sistemi hasta özelliklerine göre çok sayıda program ve protokol seçimine olanak sağlamaktadır.

Selülit nedir?

Selülit özellikle kadınlarda görülen ve adiposit adını verdiğimiz derialtı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımı bozmasıyla oluşan bir fenomendir. Kan ve lenfatik dolaşımı etkilenen bölgede zaman içerisinde yağ hücre gruplarının arasında oluşan fibrotik bantlar deride çöküntülere ve portokal kabuğu görünümüne neden olmaktadır.

LPG nasıl etki yapmaktadır?

LPG uygulamaya alınan bölgelerde kan dolaşımı ve lenfatik dolaşımı arttırmakta, metabolik atıkların eliminisyonuna yardım ederek doku drenajı sağlamakta, mevcut fibroz bantları serbestleştirerek deriye esneklik kazandırmaktadır. LPG uygulaması ile deriden kasa kadar tüm cilt altı dokuların yeniden şekillendirilmesi sağlanır.

LPG endormoloji uygulamaları nasıl yapılmaktadır?

LPG tedavisi, hastaya göre değişen protokol ve programlar seçilerek yapılmaktadır. Uygulamalar, 10-20 seans arasında değişmektedir. Tedavi sırasında her hastaya özel uygulama çorabı giydirilmektedir. LPG endermoloji tedavisi tamamen ağrısız olmasının yanı sıra hastada stres azaltıcı ve rahatlatıcı etkilere sahiptir. Her bir seansta uygulama 35 dakika sürmektedir.

LPG kilo kaybı yapar mı?

Endermoloji, esas olarak selüliti tedavi etmekle birlikte uygulanan alanlarda lokal incelmeler de sağlamaktadır.

LPG, liposuction ameliyatına alternatif bir tedavi midir?

Liposuction vücut kontur düzeltmesi sağlayan ve yağ hacmini azaltan etkin bir cerrahi yöntemidir. Ancak selüliti ve deri düzensizliklerini tam olarak yok etmez. LPG vücut kontur düzeltmelerinde liposuctiona alternatif bir yöntem olmamakla birlikte liposuction’la kombine edildiğinde daha mükemmel sonuçlar alınmasını sağlar.

LPG spordan daha etkili midir?

Spor, vücut sağlığı için kaçınılmaz önemde olmakla birlikte oluşmuş selüliti yok etmemektedir. En ideal olan LPG endermoloji tedavisi ile birlikte spor kombine edilmesidir.

LPG’nin uygulama alanları nelerdir?

LPG Cellu M6 Keymodule, hem estetik amaçlı hem de tedavi amaçlı birçok uygulama alanına sahip bir cihazdır.

Estetik amaçlı uygulama alanları

Selülit tedavisi

Vücut kontur düzeltmeleri ve lokal inceltmeler

Sarkık derinin tonus ve elastikiyetini artırma

Liposuction sonrası iyileşme sürecini hızlandırma ve düzensizlikleri ortadan kaldırma Diğer estetik ameliyatlar sonrası skarların yumuşatılması ve düzensizliklerin giderilmesi

Tedavi amaçlı kullanım alanları

Spor yaralarmaları

Fizik tedavi uygulamaları (Fibrozit, tendinit, lumbalji, servikalji…)

Travma ve yanık sonrası skarlar

Cerrahi ve travma sonrası oluşan ödem

Lenfodem tedavisi

İdeal göğüsler

Bir kadının göğüsleriyle barışık olması ve güzel göğüslere sahip olması, ona özgüven ve seksapel katan en büyük özelliklerinden biridir ve her kadın güzel göğüslere sahip olmak ister. İdeal göğüslere sahip olmak hayal değil…

Göğüsler, kendisine hacmi veren yağ dokusu içine gömülmüş meme bezi ve hacmini veren deriden oluşur. Hiç kas dokusu olmadığından, vücudun diğer organları arasında yer çekimine en çok maruz kalan organımızdır. Göğüsler yıllarca sutyen içinde kalarak hareketsizleşirler. Bu dirilik kaybı, kilo değişimleri, hamilelik ve doğal yaşlanma ile daha da vahimleşir.

 

25-30 yaşlarından sonrda bazı genç kadınlarda dirilik kaybı meydana gelebilir. Her ne kadar göğüsün biçimi önemli ise de, derinin kalitesi göğüs güzelliğinde başrol oynar ve sonuç olarak da göğüs bakımının öncelikle göğüs derisine yönelmesi gerektiği ortaya çıkar.

 

Göğüslerin en iyi dostu soğuk sudur. Soğuk su dokuları uyarır, deriyi sıkılaştırır ve elastikiyet sağlar. Ilık bir duş sonrasında boyundan göğüs uçlarına soğuk su dökmek son derece yararlıdır. Önemli bir nokta: Eğer, sık sık duş alıyorsanız, birkaç damla doğal yağla göğüslerinize masaj yapın ve dayanabileceğiniz kadar soğuk suyu göğüs bölgenize göğüs bölgenize tutun. Duş sonrasında ise doğal bir süngerle aşağıdan yukarıya masaj yapın. Bunu her gün on kez uygulayın. Bunun için eczanelerde satılan masaj aletlerinden de yararlanabilirsiniz.

 

Derinin elastikiyetin arttırılmasının diğer bir yolu da her gün düzenli olarak nemlendirici kullanmaktır. Unutulmamalıdır ki, deri yaşla birlikte nemini kaybeder. Sabah ve akşam uygulanan zengin nemlendiricili vücut kremleri, derinin kaybolan nemini tekrar geri kazanması için gereklidir.

Bunun dışında sıkılaştırıcı ve gerginleştirici göğüs için hazırlanan kozmetik ürünleri de son derece faydalıdır. Ancak bu kremler uygulanırken göğüsle birlikte dekolte ve boyun bölgesi de unutulmamalıdır.

 

En büyük düşmanlar: Rejim ve hamilelik

Göğüsler yağ bakımından oldukça zengindir. Bunun için sıkı yapılan rejimler sonrası vücudun diğer bölgelerine göre daha hızlı zayıflaması ve küçülmesi kaçınılmazdır. Göğüs bir kere hacmini kaybettiğinde, tekrar kilo alınsa bile göğüs eski formuna kavuşamaz. Sıkı rejimler vücudun bütünü için olduğu gibi göğüsler için de olumsuz etki bırakır.

Bu nedenle kilo vermek isteyenler protein bakımından zengin bir liste uygulamaları gerekir. Hamimikte de aynı sorun yaşanır. Ani kilo alıp verme, göğüslerde çatlaklara ve dirilik kaybına yol açar. Bunu önlemek pek mümkün olmasa da yukarıda bahsettiğimiz günlük bakımlar ve spor, deformasyonu en aza indirmede yardımcı olur.

 

Sütyen seçimi

Göğüs güzelliğinde doğru sütyen seçiminin önemi büyüktür. Göğsü kavraması ve rahat edilmesi açısından sütyenin bazı özelliklere sahip olması şarttır. Bu nedenle sütyen satın almadan önce denemeli, hatta bir süre hareket edilerek ergonomik olup olmadığı test edilmelidir. Zira, yanlış seçilen bir sütyen göğsü sıkıştırıp kan dolaşımını bozabilir. Sütyen ölçüsü belirleme ise doğru sütyen seçiminde önemli bir adımdır. Doğru ölçüyü bulmak için yapılması gereken öncelikle bir mezurayla beden ölçülerini almak ve bütün markaların sunduğu tablolardan yararlanmaktır.

 

Sütyen, göğsün aşağı doğru sarkması engellemesi dışında özgür hareketi de kısıtlamamalıdır. Sütyen hiçbir rahatsızlık, baskı ve deformasyon hissi vermeemelidir. Bunun için sutyeni denerken rastgele her yöne hareket edin. Öne ve arkaya eğilin. Sütyen, bütün bu hareketler sırasında açılmamalı, ve kırışmamalıdır. Arka kelepçeler iki ya da üç aşamalı olmalı ve vücut hareketlerine bağlı olarak yukarı sıyrılmamalıdır. Sütyen askıları da istediğiniz yüksekliğe ayarlanabilmelidir. Sarkmayı engellemesi için yeteri kadar yüksek olmalı ancak omuzlarda iz bırakmamalıdır.

Botoksla İlgili Bilgiler ve 7 Yanlış

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, botoksla ilgili bazı yanlış bilgilerin şehir efsanesi gibi yayıldığını vurguluyor

Özellikle estetik cerrahide son yıllarda çok sık olarak kullanılan botoksla ilgili bilgilere neredeyse her gün yenileri ekleniyor. Ancak bu bilgilerin de çoğu yanlış. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu yanlış bilgilerin önyargıya neden olduğunu belirterek “Her yıl dünyada milyonlarca kişinin uygulattığı, doğru yapılırsa çok yararları olan işlem, yanlış bilgiler nedeniyle bazı hastaların kaçınmasına neden olmaktadır” diyor.

Dr. Karacalar botoksla ilgili yanlış bilgileri ve doğrularını şöyle sıralıyor:

  • Botoks bir yılan zehiridir. (Yanlış)
    Bir bakterinin ürettiği  toksindir. Uygun dozda alınmazsa su bile zehir etkisi yapar.
  • Botoks beyne gidip, zarar verir. (Yanlış)
    Bedene verilen her ilaç gibi botoks da yapılan yerden uzak bölgelerde bulunabiliyor.
  • Botoksla hep aynı yüz ifadesi oluşur. (Yanlış)
    Kişiye, cinsiyete, meslek grubuna, mimik kasların durumuna göre botoks yapılırsa tek tip yüz ifadesi oluşmaz.
  • Botokslu olduğunuz hemen belli olur. (Yanlış )
    Modern botoks uygulamalarında kasın deriye giden liflerinde sadece gevşeme sağlanırsa dinlenmiş ifadesi verir.
  • Botoks yapıldıktan sonra bazı bölgelerde kırışıklık artar. (Yanlış )
    Hiperkinetik (sürekli ve aşırı mimik kullanan) kişilere doğru yapılırsa bu durum olmaz. Hipotonik (kas direnci düşük) kişilere yanlış yapılırsa olur.
  • Botoksa ileri yaşta başlanmalı. (Yanlış )
    İleri yaşta botoksun yeri çok sınırlıdır. Hiperkinetik grupta ergenlikten sonra her yaşta yapılabilir. Asıl en iyi etkisini orta yaş grubunda gösterir.
  • Botoks dudağa yapılmaz. (Yanlış )
    Dudak en titiz yapılması gerekli yerlerden birisidir. Çok düşük dozda ve çok yüzeysel yapılabilir.

Gece makyajının incelikleri

Akşam bir davete katılmanız gerekiyor ve çok az vaktiniz var… Hızlı, etkili ve doğru bir makyaj için bakın nelere dikkat etmelisiniz?

Gece makyajı gündüze göre biraz daha kuvvetli olmalı ancak abartıya da kaçmamalıdır. Öncelikle makyaj için yeterince ışıklı bir yeriniz olmalıdır, loş ışıkta yanlış yapma riski artar.

Fondöten temiz ve nemlendirilmiş cilde, nemli bir süngerle sürülmeli. Saç dipleriyle yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalı. Fondöten bu bölgeye küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı.

Fondöten üzerine sürülecek pudra şeffaf olmalı. Tek başına kullanılacaksa, ten rengine uygun olması ve büyük pudra fırçasıyla ince bir tabaka halinde sürülmeli.

Önce gözler
Gözlerinizi büyük göstermek için üst kirpik diplerine siyah veya kahverengi göz kalemiyle ince hat çekmeli ve bu hattı göz ucundan biraz taşırmalısınız. Alt kirpiklerin diplerine de ince hat çekmeli; ancak bir pamuklu çubukla hattın keskinliğini dağıtmalısınız. Gözleriniz birbirine yakın ise, gözün şakak tarafındaki ucunu daha koyu renk bir farla belirginleştirmelisiniz. Gözleriniz birbirinden çok ayrık ise, göz pınarının üstünü kaşa kadar koyuca ton bir farla gölgelemelisiniz.

Allık ne renk olmalı?
Gece makyajında kullanılan allık biraz daha koyu olabilir; ancak çok iyi dağıtılmalı. Yuvarlak bir yüzü daha ince göstermek için allığı, elmacık kemiklerinin altından şakaklara doğru ve şakaklara da sürmelisiniz. Köşeli bir yüzde ise elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt-yan sınırına allık sürülürse daha yumuşak bir ifade sağlanabilir.

Sıra dudaklarınızda!
Dudaklar ince ise, fondötenlenen dudakların bitimine kemik rengi bir kalemle ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtılarak hattın keskinliği azaltılır. Daha son ra dudak kalemiyle çerçeve çizilir ve bu çerçevenin içi uygun renk rujla boyanır. İnce dudaklar açık renk rujlarla daha dolgun, kalın dudaklar ise koyu renk rujlarla daha ince gösterilebilir.

Güzellik için ısırgan otu ve faydaları

Isırgan otunun insan sağlığı açısından çok değerli olduğuna dikkati çeken uzmanlar, bu bitkinin A, B ve C grubu vitaminleri ve provitamince zengin olduğunu belirtiyor.

İçerdiği klorofil, vitaminler ve demir nedeniyle, yiyecek veya içecek olarak kansızlığa karşı kullanılan ısırgan otunun, aşırı üşütmelerde solunum yollarını açtığı bildirildi. Uzmanlar, aynı zamanda kan şekerini de düşüren bitkinin, taze yapraklarının 14 gün süreyle yenilmesi durumunda zayıflamaya yardımcı olduğunu bildirdi. Cilt bakımı ve deri temizliğinde de kullanılan ısırgan otunun köklerinin kaynatılarak içilmesinin, saç dökülmesini, saçın kepeklenmesini ve yağlanmasını önlediği ifade edildi.
Bir çay kaşığı kurutulmuş ısırgan yaprağının üzerine bir su bardağı kaynar su konulduktan sonra karıştırılarak çay olarak içilebileceğini belirten uzmanlar, yorgunluğu gidereceğini kaydetti. Uzmanlar, ısırgan otunun yarı yarıya ıspanakla karıştırılarak pişirilmesi halinde de çocuklarda mide-bağırsak gazları nedeniyle oluşan ağrıların dindireceğini vurguladı.
Saçlara olan faydasını da anlatan uzmanlar, 4-5 avuç dolusu taze veya kurumuş ısırgan otunun, 5 litre soğuk suya konulması, yavaş ateşte kaynama noktasına kadar ısıtılıp 5 dakika demlenmeye bırakıldıktan sonra, suyla saçların yıkanmasını öneriyor. Ya da bir avuç dolusu ısırgan kökü, akşamdan soğuk suya bırakılır. Sabahleyin kaynayıncaya kadar ısıtılır. 10 dakika demlenmeye bırakılır, daha sonra süzülerek saç yıkanabilir.



Web Stats